Nükleer Tıp Nedir?

Radyoaktif maddelerin (radyofarmasötiklerin) hastalıkların tanısında ve tedavisinde kullanıldığı bir tıp branşıdır. Nükleer tıpta tanı amaçlı görüntülemelerde Gama Kamera ile sintigrafik tetkikler yapılırken, görüntüleme alanındaki son teknolojik cihazlardan biri olan Pozitron Emisyon Tomografisi ve Bilgisayarlı Tomografi (PET/CT) cihazı ile genellikle kanser taramaları yapılır. Nükleer tıp görüntülemeleri organların ve incelenen sistemlerin fonksiyonları ve metabolizmaları hakkında bize bilgi verir.

 

F-18 FDG PET/CT görüntülemesi:

Florodeoksiglikoz (FDG) Flor 18 (F-18) radyoaktif atomu ile işaretli glikoz benzeri radyofarmasötik olup, PET/CT ile yapılan kanser taramalarında en yaygın kullanılan maddedir.  Çoğu kanser türü artmış metabolizmalarından ötürü fazla miktarda şeker kullanır ve bu özelliğinden  dolayı verilen FDG’yi normal dokulara göre daha yoğun tutar.

 

PET/CT işlemi nasıl yapılır?

Görüntüleme öncesi hasta hazırlığı önemlidir. Hastaların en az 6 saat aç kalması gerekir. Bölüme gelen hastanın önce kan şekeri ölçülür. Kan şekeri istenen seviyelerde ise FDG damar yoluyla enjekte edilir. Verilen FDG’nin vücutta yeterli dağılımı için 60 dakika bekleme süresi  vardır. Daha sonra hasta çekime alınır ve PET/CT çekimi 25-30 dakika sürer. Çekim bitiminde görüntüler kontrol edilir, her şey yolundaysa hasta evine döner. Gerek duyulursa ek görüntü alınabilir ve bu durumda tetkik 1 saat kadar daha uzamış olur.

 

Onkolojide başlıca kullanım alanları:

  1. Bazı kanserlerin tanısında
  2. Evrelemede (tümörün yaygınlığını belirlemede)
  3. Tedaviye yanıtın değerlendirilmesinde (kemoterapi, radyoterapi sonrası)
  4. Yeniden evrelemede (hastanın takibi esnasında nüks şüphesi ortaya çıkınca)
  5. Radyoterapi planlamasında

 

Tanıda kullanımı:

Kanser şüphesi taşıyan bazı kitlelerin benign (iyi huylu) / malign (kötü huylu) ayrımında kullanılmaktadır. Örneğin akciğerde tespit edilen bir nodülün veya kitlenin iyi huylu veya kötü huylu olma ihtimali  FDG’nin düşük tutulum ya da yüksek tutulum göstermesi ile tahmin edilebilmektedir.

 

Evrelemede kullanımı:

Kanser tanısı konmuş olgularda kanserin yaygınlığını araştırmada kullanılmaktadır. Kanserin sadece ilk ortaya çıktığı yerle sınırlı olup olmadığı ve vücutta başka organlara da yayılıp yayılmadığı hakkında bize önemli bilgiler verir. Böylece kanserin doğru evrelemesi yapılarak en uygun tedavi planlaması yapılmasına imkan sağlar.

 

Tedaviye yanıtın değerlendirilmesi:

Kemoterapi veya radyoterapi ya da her ikisini gören hastalarda uygulanan tedavinin yararlı olup olmadığının araştırılmasında kullanılır. Bu durumda tedavi sonrasında çekilen PET/CT ile tedavi öncesi yapılan PET/CT karşılaştırılır. PET/CT diğer yöntemlere göre daha erken tedavi yanıtını gösterir.

 

Yeniden evrelemede kullanımı:

Kanser hastalarının takipleri esnasında başka yöntemlerle (ultrason, bilgisayarlı tomografi, MR ve kan tahlilleri gibi) yapılan tetkiklerde nüks şüphesi uyandıran bulguların ortaya çıkması durumunda kanserin tekrarlayıp tekrarlamadığını ve yine yaygınlığını tespit etmede yararlı olur.

 

FDG PET/CT’nin en çok kullanıldığı tümörler:

Akciğer kanseri, lenfomalar, baş-boyun tümörleri, malign melanoma, meme kanseri, kolorektal kanserler,  jinekolojik kanserler, testis tümörü, multipl myelom.

 

Onkoloji dışı kullanım alanları:

PET/CT daha az oranda olmakla birlikte kardiyolojide miyokard viabilitesinin (kalp kası canlılığının) değerlendirilmesinde, nörolojide epilepsi odağının belirlenmesinde ve demans gibi bazı beyin hastalıklarının incelenmesinde de kullanılmaktadır.